Bu Adam Dövüşmek İçin Doğmuş

Saygıd Guseyin Arslanaliev. Namı diğer Dagi. Dağıstan doğumlu. 21 yaşında, hafif sıklette dövüşüyor. Dövüşçü olmak için doğmuş. Bunu ben değil annesi söylüyor. İstanbul’a geldiklerinde oğlunu dövüş sporları alanında Türkiye’nin en etkin takımlarından biri olan Corvos’a bu sözler ile teslim etmiş.

Az konuşan, çok gülümseyen birisi. ONE FC 38’deki maçını anlatan yorumcuların takdirini toplayacak kadar etkileyici bir kariyere sahip. Hayatını dövüş sporlarına adamış Dagi ve onun antrenörü, aynı zamanda bağlı bulunduğu spor takımı Corvos’un kurucusu Burak Değer Biçer ile beraber ilerledikleri yolculuklarını konuştuk.

Dövüşçü olmaya nasıl karar verdin?
Dagi: Türkiye’de futbol, basketbol nasıl yaygın ise, doğduğum yer olan Dağıstan’da da dövüş sporları o kadar yaygın. Ben ve arkadaşlarım, adete dövüş sporlarının içerisinde doğduk. Daha 5 yaşındayken ailem beni “Five Directions of The World” isimli yatılı spor akademisine yazdırdı. Burası Wushu Sanda’da (MMA’i andıran bir Çin dövüş sporu) 13 dünya şampiyonu, 11 Avrupa şampiyonu çıkarmış köklü bir okul. Sabah 6’da kalkıyor akşam 9’da yatıyorsun. Arada ise seni 3 idman bekliyor. Aileni sadece ayda 1 kez görebiliyorsun. Her ay 1 turnuvaya katılıyorsun. Başarılı olanlar milli takıma kadar yükseliyor.  Ben de wushu sanda’da üçer kez Dağıstan, Azarbaycan ve bir kere Rusya Şampiyonu oldum.

dagi-1

Corvos’a dahil olma hikayeni anlatır mısın?
Dagi: 15 yaşındaydım. Corvos’u arkadaşlarım vasıtası ile bulmuş, jiu jitsu antrenmanını izlemeye gelmiştim. Doğrusu ilk başta biraz hafife almıştım. O zamana kadar güreş, boks ve wushu yapmıştım ama jiu-jitsu tecrübem yoktu. Burada beni kimse pes ettiremez demiştim. Ama ilk antrenmanda kolumu kilitleyerek (armbar) submit ettirdiler (gülüyor).

Değer: Bizi antrenmanda izlerken dahil olmak istediğini hissetmiştim. Gerçek sporcu, gerçek sporcuyu tanır. Bizim yaptığımız antrenmanın ne kadar ciddi olduğunu anlamıştı. İsterse beraber güreşebileceğimizi söyleyerek onu antrenmana davet ettim. Dağıstan’ın kültüründe dövüşmek, grapling (rakibi elleri ile tutup, sarılarak, göğüs göğüse dövüşmek) var. Atletik, dayanıklı olduğunu ve zor pes edeceğini tahmin ediyordum. Öyle de oldu ama jiu-jitsu bilmediği için bir yerde pes etmek zorunda kaldı. Bunu o da fark etti ve benim burada öğrenebileceğim, kullanabileceğim bir silah var onu cebime koyayım dedi.

dagi-2

O günden sonra Corvos adına MMA maçlarına mı çıkmaya başladın?
Dagi: Türkiye’ye geldiğimde jiu-jitsu’nun ne olduğunu bilmiyordum MMA yapmak istiyordum. Değer Hoca önce diğer alanlardaki yeteneklerimi artırmam gerektiğini söyledi.

Değer: Bize gelen herkesin farklı bir hedefi var ama ona nasıl ulaşacağına biz karar veriyoruz. Dagi’ye söylediğim pek çok şeyi başkalarına da söyledim ama onlar aynı sabrı göstermediler. MMA’de karşılaşacağınız, isim yapmak için dövüşeceğin sporcular çok ileri seviye jiu-jitu biliyor. Önce pişmeniz, grappling yapmanız lazım dediğim kişiler 6 ay sonra bırakmayı tercih ettiler. Dövüşçü olmak çok zor. Dagi inandı, bizimle durdu, altyapısı gelişti.

Şu ana kadar çıktığın MMA maçlarından bahsedebilir misin?
Dagi: European MMA League organizasyonunda bir maça çıktım. Bir dakikanın altında teknik nakavt ile maçı kazandım. Sonrasında 2016 Şubat ayında One FC’deki ilk maçımı 32 saniyede yine teknik nakavtla kazandım. One FC Asya’nın en büyük MMA organizasyonu (Amerika’daki UFC’nin Asya versiyonu). Bu organizasyonla 6 maçlık kontratım var. 6 Mayıs’ta bu turnuvadaki ikinci maçıma çıkacağım.

dagi-3

Hedeflerin arasında UFC var mı?
Dagi: Şu an için OneFC’de çok mutluyum fakat ilerleyen zamanlarda UFC’den de bir teklif gelirse oradaki dövüşçülerin de başını ağrıtacağım kesin.

Değer: UFC Amerika’nın OneFC ise Asya’nın en büyüğü. Asya’da 1 milyar kişiye ulaşma potansiyeline sahip bir organizasyon. Dagi ilk maçında suplex (rakibin ayaklarının yerden kesilerek yere vurulduğu güreş hareketi) yaparak maçı bitirerek ve sürekli rakibin üzerine giden agresif tarzı ile One FC’de sonraki maçı merak edilen dövüşçüler arasında. Kontratın bitme süresinde unvan maçı bile teklif edebilirler.

Antrenmanlarını kim tasarlıyor?
Dagi: Sadece antrenmanlarımı değil, nasıl yaşayacağımı, ne yiyeceğimi, kaçta uyuyup kaçta uyanacağımı, kısacası çoğu şeyimi antrenörüm Burak Değer Biçer belirliyor. Bu noktaya gelmemde antrenörümün ve takım arkadaşlarımın da çok büyük payı var. Kapısından içeri ilk girdiğim günden bu yana Corvos benim evim oldu. Takım denmesi bile garibime gidiyor çünkü ben ailem gibi hissediyorum. Bu yüzden ben bir takım, ya da ticarethaneye değil, aileme bağlıyım ve onlar için dövüşüyorum.

dagi-4

Nasıl antrenman yapıyorsun?
Değer: MMA’de biz rakibe göre antrenman yaparız. Bazı rakiplerimiz iyi vuruşçulardır, elleri kuvvetli olur. Bazıları da yetenekli grappler’lardır. Biz rakibe odaklanıp neyi toparlamamız gerekirse ona çalışırız.

Ağırlık antrenmanı olarak, kas kütlesini yukarı çıkarmaya çalıştığımız için çok uzun antrenmanlara girmiyoruz. Temel kas gruplarına odaklanan, çok kas grubu çalıştıran hareketlere odaklanıyor, 5×5 şeklinde kısa güç antrenmanları yapıyoruz. Ağırlık yaptığımız zaman teknik antrenman yapmıyoruz. Hafif elliklerle vuruşlar, gölge boksu, denge çalışmaları (jiu jitsu’da elzemdir) yapıyoruz.

Ağırlık antrenmanı yapmadığı günlerde, sabahları vuruş antrenmanı yapıyor. Bu aynı zamanda çok iyi bir kardiyovasküler çalışma oluyor. Ardından akşam grappling kısmı var. Takımınızda ileri seviye grappler’lar var. Bu dönem aynı zamanda groun&pound (rakibe yerde hakimiyet kurarak dövüşmek) yaptığımız, kirli boks yaptığımı antrenman.

Maça yaklaşırken ise ağırlık antrenmanları azalırken, vuruş, jiu-jitsu, MMA gibi teknik antrenmanlar artıyor.

dagi2

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir